Griler bize lazım

Bazılarımızın, çok can sıkıcı da olsa, motivasyonu düşürecek de olsa fikirlerini söylemesine izin vermek lazım gelir. Bu basitçe umutsuzluk yaymak değildir. Yaklaşık 10 yıldır benzer süreçleri yaşıyor ve coşkuyla sandığa gidiyoruz. Sonuç hep aynı yere tekabül ediyor. Bu süreçlerin her birinin kendi özel koşulları, dayatmaları olmasıyla beraber; her süreç akarken benzer itirazları, benzer çıkışları çoğunlukla görmezden gelerek 2025’e geldik.

İBB iddianamesi geçtiğimiz günlerde yayınladı. İmamoğlu örgüt liderliğiyle yargılanıyor ve hakkında istenen cezaların toplamı 2 bin 352 yıla tekabül ediyor. İddianame tam 3900 sayfa falan filan, bunlar her haber sitesinde yer alıyor. Cesaret edenler web sitesine iddianamenin tam metnini de PDF olarak yüklemiş. Arama motoru kullanmayı bilenler de buluyor. Buraya linki koymak istemiyorum, bu mecrayı yeni açtık ve bize lazım.

Bu söz konusu iddialar ortalıkta dolanırken, haklı olarak CHP’den itirazlar geldi. CHP bu işin tarafı. 15 milyon insanın sandıkta verdiği İmamoğlu 19 Mart’tan bu yana hapiste. Hakkında 15 kadar dava daha var. 15 sayısından emin olmayabilirsiniz, ben de el yordamı ile saydım. Bu yazıyı okurken 16-17 gibi bir sayı da olabilir.

İktidar beslemesi medyayı tamamen kenara koyuyorum. Dikkatimi çeken husus başka: Adını, sanını, evveliyatını bildiğimiz muhalifler açıkça birbiriyle tartışıyor. Taraflardan biri, özetle, davanın yıllar sürebileceğini ve içinde suçlamalar boş olsa dahi İmamoğlu’nun aday olamamasının daha yüksek ihtimal olduğunu belirtirken; diğer taraf ise bunları dile getirmenin oyunbozanlık olduğunu, direnişin gücünü kırmanın doğru olmadığını söylüyor. Gördüğüm kadarıyla, ikinci tarafa CHP üyeleri ve seçmenlerinin önemli kısmı da eşlik ediyor.

Yani bir kısım muhalif çoğunluk, sayıları daha az olan diğer muhaliflere kritik noktaları maddi gerçek olan husulara yaslanarak fikir belirtmelerinin yanlış olduğunu söylüyor. Bu tekrarı maalesef bir süredir izliyoruz. 23 yıldır ülkeyi kutuplaştıran AKP iktidarının bunalttığı yurttaşlar, haklı olarak bir an evvel bu süreç bitsin istiyor. Bitmesi için mücadele veriyor, alanları dolduruyor ve yüksek sesle itirazlarını dile getiriyor. Bu haklı itirazlar beraberinde bir yankı odası oluşturuyor. Sadece duymak istediklerimizin yer aldığı bir yankı odası.

Fakat bence bu bize yetmeyecek. Gri alanlar lazımdır. Her şey siyah ya da beyaz ikiliğine hapsedilemez. Bazılarımızın, çok can sıkıcı da olsa, motivasyonu düşürecek de olsa fikirlerini söylemesine izin vermek lazım gelir. Bu basitçe umutsuzluk yaymak değildir. Yaklaşık 10 yıldır benzer süreçleri yaşıyor ve coşkuyla sandığa gidiyoruz. Sonuç hep aynı yere tekabül ediyor. Bu süreçlerin her birinin kendi özel koşulları, dayatmaları olmasıyla beraber; her süreç akarken benzer itirazları, benzer çıkışları çoğunlukla görmezden gelerek 2025’e geldik. Bu kez daha fazla tartışmaya, beyaz demeyenlere bakarak, beyaz demiyorsan siyah diyorsun keskinliğinden uzaklaşmaya ihtiyaç var.

Elbette moral lazım, mücadele için azim lazım, düşenleri ve arkada kalanları tutup kaldırmak lazım. Ancak bunun yöntemi buradan geçmiyor. Biraz süreçleri ve doğal olarak tartışmaları da ilerletmek lazım. Aynı mahallenin insanlarının fikirlerini susturarak motivasyon kaybını engellemek yerine, moralimizi yükseltecek başka mücadele alanları bulmamız gerekiyor.

Reklam

Oğulcan Orhan

Aslen yazılımcı. İşin dışında, röportaj ve siyaset gündeminin peşinde. Ankaralı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu