Bu yazıyı yazmaya dün karar verdim. Yazının girişi üzerine düşünürken Ekol TV’nin kapandığı haberi düştü haberlere. Ekol TV denince aklıma tık alan adli ve emniyet görüntülerinin ilk olarak kendileri tarafından dolaşıma sokulması geliyor. Video üzerine rastgele basılmış filigranlar, süre uzasın diye 3 kere art arda eklenmiş kaynak videolar. Sarı altyazı. Hepsi bir arada, tam paket.
Bunu Özgür Özel de bir Silivri çıkışı dile getirmişti. Ekol TV’nin sahibi ya da arkasındaki isim, para kaynağı, küçülmeye gitmesi, gördüğü işlev vesaire bunlar bir kenarda dursun şimdilik.
Bir süredir ortak noktaları medya sektöründe çalışmak olan isimlerin tutuklama haberlerini izliyoruz. Bazıları yönetici, bazıları çalışan. İşin türlü boyutları var: Erkek egemen toplumun çeşitli tezahürleri, mobbing, tırnak içine aldığımız ahlaka mugayir ancak cezai yaptırımı olmayan davranışlar ve bu davranışların kriminal olabilecek boyutlarına dair iddialar. İddiaların hepsi yeteri habercilik kapasitesi harcanmadığında komploya çok açık. Bunlar da bir kenarda dursun, etti iki.
Konuyu asıl yazmak istediğim yere getirmeden evvel filmi biraz daha geriye sarmak istiyorum: 2012 ya da 2013 civarı başlayan Fethullahçı çetenin siyasi merkezden dışarıya atılma süreci kamuoyuna “havuz medyası” kavramını armağan etmişti. Bu süreçte toplumsal muhalefete dahil olmadan hükümet karşıtı işlev görmek isteyen Fethullahçı medya kuruluşları, hükümeti destekleyen medyaya karşı kullanılan havuz medyası kavramını iyice köpürttü.
Yani ortada bir muhalif medya, bir merkez medya bir de havuz medyası vardı. 2018 Mart’ında, bir seçim öncesi, Doğan Grubu sektörün amiral gemisi görülen medya kuruluşlarını elden çıkarttı. Bu satın almayı havuz medyası payına yazdık. Artık geriye sadece havuz medyası ve muhalif medya kaldı. Sonrası malum. 2018’den beri izlediğimiz, muhalif medyanın baskılarla eritilmesi. Kanallar, gazeteler, internet siteleri sık sık karartıldı, kapatıldı. Gerek yayın düzenleme tekeli, gerekse de dağıtım tekeli kullanılarak yapılan bu müdaheleler sonucunda geriye hiç izlenmeyen televizyon kanalları ve gazeteler kalabalığı kaldı. Yani bugün kullanılan kavramla belirtirsek yandaş medya.
Peki bütün bu operasyonların sonrasında başına muhalif ya da yandaş koymadığımız bir medya olacak mı? “Merkez”i kastetmiyorum elbette. Sıradan yurttaşın açıp baktığı, çeşitli başlıklarda rıza üretebilen, mesela en azından “çoğunlukla -mış gibi yapan” ve sadece kritik noktalarda iktidara omuz veren bir medya görebilecek miyiz? 2010’lu hatta ve hatta 2020’li yılların bir HaberTürk’ü olacak mı örneğin?
Dolayısıyla başlıkta da belirttiğim gibi, soru budur: yeni medya düzeni neye benzeyecek? 2010’lu yıllarda kısır tartışmalarla toplumsal muhalefeti çoğu zaman boğan Sözcü gibilerinin geldiği yer artık ortada. Buna nefes tüketmeye gerek kalmadı.
Zaman itibariyle belki iddialı olacak, belki de biraz erken olacak ancak kanımca medya özelinde problemimiz artık daha büyük. “Erdoğan-sonrası” döneme hazırlık olarak değerlendirilen bu operasyonların basına içkin olan durumundan bahsediyorum.
Önümüzdeki resim, geçtiğimiz 20 yıldan çok daha karmaşık. Artık yandaşlığı su götürmeyecek isimlerin yanında, önümüzdeki sürecin taşlarını -bence isteyerek- döşemeye niyetli sureti muhalefetten görünecek gazetecilerin olduğu döneme geldik diye düşünüyorum. Kendi görüşlerini açıklarken toplumsal muhalefetten yana ve AKP’nin karşısında olan bu isimler, aynı zamanda süregelen operasyonların haberini veren isimler olarak rızasını üretecekler.
Tüm bunlar bir iktidar operasyonu olmasına rağmen, işin bu yönünü pas geçen televizyon / internet yayınları izleyeceğiz bol bol. İsim zikretmeye gerek yok, bence henüz vakti de değil. Ancak önümüzdeki seçimlere kadar ilerleyen süreçte iktidarın operasyonlarını ve zamanlamasını değil operasyonların servis edilen içeriğinin paslandığı isimlerin parladığı günler bizi bekliyor.
1990’lı yıllarda, siyasete müdahale etmek isteyenler tarafından medyaya sokulan çeşitli isimleri, 2023 seçim sürecinde toplumsal muhalefet yöresinde gördüğümüzü hatırlatmak isterim. Umarım bu kez senaryo 30 yıl sürmez.
86 2 dakika okuma süresi

Bir Yorum