Avrupa Arap Alevileri Federasyonu bir deklarasyon yayınlayarak Suriye’deki Alevi katliamına karşı kamuoyunu uyardı. Deklarasyon şu şekilde:
8 Aralık 2024, Suriye’nin kuzeybatısında Colani yönetiminin fiilî hâkimiyetini ilan ettiği ve bölge halklarının kaderini derinden etkileyen kritik bir dönüm noktasıdır.
Avrupa Arap Alevileri Federasyonu olarak, bu tarihle birlikte ortaya çıkan tabloyu; bölgesel güçlerin mezhepsel kaygılarla şekillenen müdahaleleri, sivillere yönelen sistematik baskılar ve uluslararası toplumun tehlikeli sessizliği karşısında değerlendirme sorumluluğu duyuyoruz.
Suriye’nin kuzeybatısında kurulan bu düzen, yalnızca silahlı bir yapının gölgesinde oluşmuş bir otorite değil; Katar, Bahreyn ve Suudi Arabistan’ın mezhepsel çekinceler ve bölgesel nüfuz hesapları doğrultusunda yıllardır sürdürdüğü destekle güç kazanmış, toplumsal barışı tehdit eden bir yapıdır.
Bu yaklaşım, Alevi, Hıristiyan, Dürzî, seküler Sünni Arap halkı ve diğer tüm Suriye halklarının güvenliğini kırılgan hâle getirmiş; nefret dilinin ve radikalleşmenin yaygınlaşmasına zemin hazırlamıştır.
Türkiye’nin Suriye politikasında izlediği çizgi de bölgedeki dengeleri doğrudan etkilemektedir; aynı şekilde güvenlik, sınır kontrolü ve göç yönetimi başlıklarında sürdürdüğü politikaların zaman zaman radikal unsurların hareket alanını genişlettiği görülmektedir.
Avrupa Arap Alevileri Federasyonu olarak, Türkiye’nin bölgedeki tüm halklar için adalet, istikrar, radikalleşmenin engellenmesi ve özellikle Alevi katliamlarının durdurulması yönünde sorumluluk üstlenmesini gerekli görüyoruz.
Türkiye’nin bu konuda aktif bir tutum almasının bölgenin geleceği açısından hayati olduğu şüphe götürmez bir gerçektir.
İsrail’in bölgedeki konumu yalnızca “sınır güvenliği” çerçevesiyle açıklanamaz. Suriye’nin parçalı hâlinin korunması ve kuzeybatıdaki istikrarsızlığın sürmesi, İsrail’in uzun vadeli stratejik çıkarlarıyla örtüşmektedir. Bu durum, radikal yapıların sahada kontrol alanı yaratmasını kolaylaştıran bir zemin oluşturmaktadır.
Idlib ve çevresinde islâmî şeriatı gerekçe göstererek işletilen gizli köle pazarları, uluslararası toplumun görmezden gelemeyeceği bir insanlık suçudur.
Kadınların, çocukların ve sivillerin alıkonulduğu, tehdit, fidye ve satış uygulamalarına maruz bırakıldığı bu mekanizmalar; insan onuru, uluslararası hukuk ve medeniyet ilkeleriyle tamamen bağdaşmamaktadır.
Avrupa Arap Alevileri Federasyonu olarak çağrımızdır:
Radikal yapıların hâkim olduğu bölgelerdeki insan hakları ihlallerinin, bağımsız bir uluslararası heyet tarafından soruşturulmasının derhâl sağlanmasını istiyoruz.
Alevi, Hıristiyan, Dürzî, seküler Sünni Arap halkı ve diğer Suriye halklarının güvenliğini tehdit eden tüm radikal yapıların finansal, diplomatik ve lojistik kanallarının tamamen durdurulmasını zorunlu görüyoruz.
Esaret ve insan kaçakçılığı ağlarının, özellikle kadın ve çocuklara yönelik köle pazarlarının, uluslararası hukuk çerçevesinde koşulsuz biçimde ortadan kaldırılmasını talep ediyoruz.
İnanç, kimlik ve etnik köken farkı gözetilmeksizin tüm sivillerin yaşam hakkını güvence altına alacak denetleyici mekanizmaların acilen tesis edilmesini bekliyoruz.
Nefret söylemini, mezhepsel ayrımcılığı ve toplumsal çatışmayı besleyen medya ağları, fonlar ve örgütsel yapıların uluslararası gözetim ve yaptırım mekanizmaları kapsamına alınmasını gerekli buluyoruz.
Biz Arap Alevileri; yüzyılların direncini, kültürünü ve insan onuruna bağlı geleneğini bugün de aynı sağlamlıkla sürdürmekteyiz. Tarih boyunca üzerimize yöneltilmiş hiçbir baskı bizi yok edememiştir; bugün karşı karşıya olduğumuz karanlık da irademizi kıracak güçte değildir ve olamayacaktır. Çünkü direnmek, varlığımızın özüne işlenmiş bir fazilettir.
Avrupa Arap Alevileri Federasyonu olarak bu deklarasyonu, yalnızca kendi halkımız adına değil; Hıristiyanların, Dürzîlerin ve diğer tüm Suriye Halklarının güvenliği ve geleceği adına yayımlıyoruz. Bu açıklama, bölgedeki tüm aktörler için uluslararası sorumlulukların hatırlatılmasıdır.
Bölgedeki ihlallerin sona erdirilmesi, sivillerin korunması ve Alevi katliamlarının durdurulması, tarafların karşı konulamaz yükümlülüğüdür.
Avrupa Arap Alevileri Federasyonu olarak; adaletin tesisi, ihlallerin son bulması ve bölgenin istikrara kavuşması için kararlılığımızdan ve hakikati savunma irademizden vazgeçmeyeceğiz.
Avrupa Arap Alevileri Federasyonu
