CHP Büyük Kongresi: İhtişamlı program, boş delege havuzu

CHP’nin içe dönük siyaseti çoğu zaman yorucu olabiliyor. Bu yorgunluğun cisimleştiği yer çoğunlukla büyük kongre dönemleri oluyor. Mahallelerden başlayacak yarım düzine kadar gerçekleştirilen sandık kurma girişimi CHP için yıllar içinde bir motivasyon kaynağı haline geldi. Bu sarmal hali partinin dışa dönük siyasetine bir mesai harcayamamasını getiriyor. Gözaltı, tutuklama, dava süreçleri de buna eklendi. Ancak şimdilerde içe harcanan enerjinin dışa doğru akıtılması için çabalar var.

CHP metodolojik olarak tartışılabilir bir program yapım aşamasından geçti. CHP’nin tarihsel programlarının ana hatlarını korumakla beraber bir dizi değişikliğe gittiler. Kemalizm ile sosyal demokrasi arasındaki çelişkilerin aynen korunduğu programda kavram setleri seyreltildi. Bölüşümcülükle çerçevelenmiş demokratik sol anlayış gerilerken kalkınmacılığa dayanan sosyal demokratik bir hat metinlerde vurgulanıyor. Metin laikliğe yaklaşımını “korumacılıktan yeniden-üretime” doğru çevirmiş durumda. Kürt sorunu eşit yurttaşlık temelinde ele alınıyor ve Kürtlere satır aralarında beliren mesafeli yaklaşım terk ediliyor. Metinler ulus devlet yaklaşımından arındırılmış durumda, üniter devlet ise sık olmamakla birlikte vurgulanıyor. Eski programdaki tartışma dinamikleri ve süregelen büyük kongrelerdeki “eklerle” birlikte beliren eklektik olma sorunu bütünlüklü bir dille aşılıyor.

Milliyetçiler politika yapım odasına giriyor

Parti programı gözleri kamaştıran bir şey söylemese de çözüm setleri itibariyle derli toplu bir sosyal demokratik bir hattı içeriyor. Ancak kamuoyu bu sürece halen ilgisiz kalıyor. Bugün parti lideri Özgür Özel’in konuşmasından sonra delege havuzu önemli ölçüde boşaldı. Programın tartışma zemini yine oluşmadı. Program üzerine söz isteyenler ise kürsü bulmanın heyecanıyla hamaset dolu konuşmalar yaptılar. Programın maddeleri üzerine neredeyse söz söylenmedi.

Bu program metninin hayata geçmesi için kadroların yenilenmesi gerekiyor. Ankara kafelerine yansıdığı kadarıyla Özgür Özel bunun hazırlığını yapıyor. Zira bu hazırlığa kadar bir dizi adım atılmıştı. İyi Parti ve Demokrat Parti’den kopan Türk milliyetçilerinin CHP’ye dahli ve bunların bir bölümünün Ekrem İmamoğlu’nun isteğiyle CHP’nin politika yapım odasına, yani Parti Meclisi’ne gireceklerine ilişkin örüntüler Kılıçdaroğlu’ndan hızla uzaklaşan bir grubu üçüncü bir blok olmaya adım adım zorluyordu. Görüşmeler sıklaştı ama zamanın darlığı ve parti lideri Özgür Özel’in bazı illerden PM için adaylar istemesi oradaki insicamı bozmuş gibi görünüyor. Ayrıca Ankara kafelerine yansıyan PM’de büyük değişiklikler olacağı, hatta gölge kabinenin Cumhurbaşkanlığı Seçim Ofisi’ne kaydırılacağı söylentileri oradaki sancıyı hafifletmişe benziyor. Zira bir süredir Özgür Özel’in altındaki kadroların önemli bir bölümünün değişmesi gerektiği konuşuluyordu. Bu değişimin gerçekleşeceği görüşü bir laf mı, yoksa söz mü, göreceğiz. Ancak Özgür Özel’in bu şansı değerlendirmesi gerektiği çok açık. Çünkü kadrolarla beliren sorunlar ileriki günlerin muhalefet bloklarına birtakım kozlar verecek.

CHP’nin iktidar söylemine sarılması çok önemli. Program safhası geçildi. Kadrolarla ilgili ciddi endişeler var. Bu merhale geçilirse CHP Büyük Kongresi gerçek bir anlam kazanabilir.

Reklam

Eren Aksoyoğlu

Siyaset bilimci, sosyal demokrat, kız babası

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu