>> Taşralı ve kentli, dindar ve seküler, geleneksel ve modern. Ülkücü camiada geçmişteki tartışmalara bir yenisi ekleniyor.
>> Dervişoğlu’nun danışmanlığını yapan Bahadırhan Dinçaslan ve akademisyen Gürkan Çakıroğlu bu tartışmanın genç kuşak içindeki en belirgin iki figürü.
>> Farklı yönelimlerin ardındaki “beka” onlarda cisimleşiyor.
Beka söylemi belirleyici
Milliyetçilik üzerine yaptığı yayınlarla bilinen Fatih Yaşlı ise bu tartışmayı şöyle değerlendiriyor:
“Bugün kendi içinde çeşitli fraksiyonlara bölünen ülkücü harekette, hareketin geleneksel partisi ve halen lokomotifi olan MHP sürecin taşıyıcısı rolünü üstlenmişken, muhalif ülkücüler bunun tamamen karşısında konumlanıyorlar. MHP, AKP’nin yeni-Osmanlıcı emperyal heveslerine denk düşecek şekilde “Kürtlerle birlikte büyüme” hayalleri görürken, muhalif ülkücüler sürecin Türkiye’nin bölünmesine yol açacağını öne sürüyorlar. İkisini ortaklaştıran şey ise Kürt meselesini bir demokratikleşme ve eşit yurttaşlık meselesi olarak görmemeleri. Dolayısıyla ikisinin de bakışını halen Türk milliyetçiliği ve beka söylemi belirliyor ama taraflar bekadan başka şeyler anlıyor ve bugünkü tutumlarını da bu belirliyor.”
